| Kayıt ol | Üyeler | Takvim | Yeni Mesajlar | Arama |
| Yabancı Literatür PDR ve Yardımcı Alanlara İlişkin Yabancı Dildeki Kaynakçalarımız |
| Etiketler : arnett, beliren yetikinlik, emerging adulthood |
|
||
![]() |
| LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) | ||
|
Emerging Adulthood A Theory of Development From The Late Teens Through The Twenties- American Psychologist May 2000 BELİREN YETİŞKİNLİK 10’lu Yaşların Sonlarından Yirmilere Doğru Olan Gelişim Teorisi Jeffrey Jensen Arnett Maryland College Park Üniversitesi ‘Beliren yetişkinlik’ kavramı, 18-25 yaşları üzerinde durarak onlu yaşların sonlarından yirmili yaşlara uzanan bir yeni bir gelişim kavramıdır. Bu kavramın belli bir teorik altyapısı da sunulmaktadır. O zaman, beliren yetişkinlik kavramının demografik, öznel olarak ve kimlik keşfi açısından farklı bir dönem olduğu fikrini desteklemek için kanıtlar sunulabilir. Burada ‘beliren yetişkinlik’ in ergenlik ve genç yetişkinlikten nasıl farklılaştığı anlatılmaktadır. Sonuç olarak, ‘beliren yetişkinlik’ fikrinin kültürel bağlamı taslak olarak belirlenir, ve beliren yetişkinliğin, sadece onlu yaşlar sonu-yirmili yaşlar ortaları süresince gençlerin bağımsız rolleri keşfetmeleri için uzatılmış bir döneme/periyoda izin veren kültürle rin de var olduğu belirtilir. Annelerimiz bizim yaşlarınızdayken, nişanlılardı. En azından yaşamlarında ne yapacakları konusunda fikirleri vardı. Ben ise, en iyi ihtimalle belirsiz en kötü ihtimalle hiç bir işe yaramayan iki alandan diploma alacağım (ingilizce ve siyaset bilimi), parmağımda yüzük yok, benim kim olduğuma dair hiç bir fikrim yok ve ne yapmak istediğimle ilgili çok fazla bir fikrim yok. Baskı altında, bunun oldukça heyecanlı bir zaman olduğunu kabul edeceğim. Bazen, karışımdaki büyük geniş alana, geleceğime baktığımda bu boşluğun ötesini görebiliyorum. Fark ediyorum ki güvenecek hiçbir şeyin olmaması kendime güvenmek zorunda olduğum anlamaına geliyor; bu hiçbir gidecek yönümün olmaması benim kendimin bir yön olurturması anlamına geliyor. (Kristen, age 22,1999,pp.18, 20) Endüstrileşmiş ülkelerdeki pek çok genş kişiler için, onlu yaşların sonu yirmili yaşların başlangıcı belirgin bir değişimi ve önemi olan yıllardır. Bu dönemde, pek çok genç kendilerine yetişkin iş hayatının geri kalanı için bir gelir ve mesleki başarı sağlayacak belli düzeyde eğitim alır. Pek çok kişi için bu dönem, aşk ve iş yaşamında farklı olasılıklar gelirtikçe ve farklı dünya görüşleri keşfedildikçe sıksık değişikliklerin olduğu bir zamandır. Bu periyodun sonuna kadar, yirmili yaşların sonuna kadar, çoğu insan kalıcı etkisi olan hayat seçimleri yapmış olacaklardır. Yetişkinler, daha sonradan hayatlarındaki önemli olayları düşündüğünde, çoğu kez bu dönemde meydana gelmiş olayları söyleyeceklerdir. Geçtiğimiz yarım yüzyılda, ergenlik döneminin sonlarını ve yirmili yaşların başlarını sadece yetişkinlik rollerine geçişin kısa bir dönemi yapan değil, aynı zamanda bu dönemi değişim ve olası hayat yönlendirilimelerinnin keşfi olarak hayat akışının farklı bir dönemi yapan büyük çapta demografik değişiklikler meydana gelmiştir. 1970 lerin sonlarına kadar, ABD deki ortalama evlenme yaşı bayanlar için 21, erkekler için 23’tü; 1996 nın sonlarına kadar, bu yaş sınırları bayanlar için 25 e kadar, erkekler için 27 ye kadar yükselmiştir. (U.S. Bureau of the Census, 1997). İlk çocuk sahbi olma yaşları da benzer bir nielik gçstermiştir. Aynı zamanda, yarım yüzyıldan beri liseden sonra yüksek eğitim alan genç Amerikalıların oranında 1940 da %14 den 1990 larda %60 ın üzerine çıkmıştır. Bezzer değişimler diğer endüstrileşmiş ülkelerde de meydana gelmiştir. Geçtiğimiz yarımyüzyıldaki değimler, ergenliğin son dönemindeki gelişimi ve endüstrileşmiş toplumlardaki gençler için yirmili yaşları değiştirmiştir. Pekçok kişi için evlilik ve ebeyenlik yirmili yaşların ortalarına ve sonlarına kadar ertelendiği için, artık ergnelik döneminin sonlarında ve erken yirmili yaşlarda yetişkinlik rollerine girme ve benimseme artık normatif, kuralcı bir özellik göstermemektedir. Tam tersine, bu yıllar tipik olarak sık değişim ve keşif olduğu yıllardır. ( Arnett, 1998; Rindfuss, 1991) Bu makalede, özellikle 18-25 yaş arası olan son ergenlik döneminden başlayıp yirmili yaşlara kadar devam eden yeni bir gelişim teorisi öneriyorum. Diyorum ki, bu dönem ‘beliren yetişkinlik’ ne ergenliktir ne de genç yetişkinliktir, ama teorik ve emprik/ampirik olarak ikisinden de farklıdır. Beliren yetişkinlik, sosyal rollerden ve normatif/ toplumsal kurallardan göreceli bir bağımsız olma/ bağımsızlık ile ayırt edilir, belirginleşir. Çocukluğun ve ergenliğin bağımlılığını terk etmiş olan, yetişkinlikteki kural olan kalıcı sorumluluklara henüz girmemiş olan beliren yetişkinler aşkta, işte ve dünya görüşlerinde farklı yaşam yönlenmelerini keşfederler. Beliren yetişkinlik, pekçok farklı yöne gidişin mümkün olduğu, geleceğe dair kesin kararlar konusunda çok az bir şeylerin yapıldığı, yaşam olaslıklarının bağımsız keşif alanının hayatımzın geri kalanındaki diğer dönemlerden fazla olduğu bir yaşam dönemidir. Çoğu kişi için, ergenlik sonlarından yirmili yaşların ortalarına kadar olan dönem en çok iradeye dayanan yıllardır. Ancak, kültürel etkiler beliren yetişkinlerin ( ergenlik sonu ve yirmili yaşların ortalarını) bu şekilde, iradeye dayalı şekilde bu yaş dilimlerini ne ölçüde kullanabileceklerini yapılandırır ve bazen sınırlandırır, ve bu yaş döneminde olan bütün gençler bu yıllarını bağımsız keşifler için kullanamazlar. Ergenlik gibi, beliren yetişkinlik kültürel olarak yapılanan, evrensel ve değişmez olmayan hayat gidişatının bir dönemidir. Ben ilk olarak, teorik arka planı sergileyeceğim, ve sonra beliren yetişkinlğin demografik olarak, öznel olarak ve kimlik keşfi açısından nasıl farklı bir dönem olduğunu sunacağım. Daha sonra, beliren yetişkinliğin ergenlik ve genç yetişkinlikten nasıl ayrıştığını anlatacağım.. Son olarak, beliren yetişkinliğin hayatın gidişatında farklı bir dönem olarak var olacağı muhtemel olan ekonomik ve kültürel durumları ele alacağım. Teorik Altyapı Ergenlik sonlarından yirmili yaşlara uzanan gelişim,n anlaşılmsına önemli teorik katkılar olmuştur. Bir ilk katkı Erik Erikson tarafından yapıldı diyebiliriz.(1950, 1968). Erikson yazılarında belirli yaş gruplarına neredeyse hiç değinmemiştir, ve yaşam gidişatına yönelik insan gelişimi teorsisinde beliren yetişkinliğe benzer ayrı bir dönem ayırmamıştır. Daha çok, ergenlik dönemindeki ve genç yetişkinlik dönemindeki gelişim hakkında yazmıştır. Bununla birlikte, o ayrıca endüstrilemiş toplumlardaki tipik uzatılmış ergenlik üzerine ve bu toplumlardaki gençlere verilen psikososyal moratoryum/ resmi geciktirme üzerine yorumlar yapmıştır ve demiştir ki bu psikososyal moratoryum esnasında genç yetişkin özgür rol deneyimlemesi aracılığıyla toplumun bir alanında bir mevki bulabilir.(Erikson, 1968, p.156). Bu yüzden, Erikson adlandırmadan bazı yönlerden ergenlik ve bazı yönlerden genç yetişkinlik olan ve yine de temelde ikisi de olmayan bir dönemi ayırt etmiş görünür; bu dönemi ergenlik döneminde başlayan rol deneyimlemesi devam ederken, ve güçlenirken yetişkin karalarının ve sorumluluklarının ertelendiği bir dönem olarak ergenlik ve genç yetişkinlikten farklı olduğunu hissettirir. Bir diğer teorik katkı Daniel Levinson ın çalışmasında görülebilir.(1978) Levinson orta yaştaki kişilerle görüştü, ama onlara daha önceki yıllarını da sordu ve bu cevpalar üzerine ergenliğin son dönelerindeki ve yirmili yaşlardaki gelişmeyi içeren bir teori geliştirdi. 17-33 yaşlarını gelişimin acemi-çaylak aşaması olarak adalndırdı, bu aşamanın ağırbasan ödevinin yetişkinlik dünyasına geçiş ve sabit hayat yapısı inşa etmek olduğunu ifade etmiştir. Bu süreç esnasında, Levinson a göre, genç insan hayat sürecindeki aşk ve iş konusunda çeşitli olasılıklarla uğraşırken önemli bir sayıda değişim ve karasızlık yaşar. Levinson, çıraklık aşaması kavramının Erikson un rol psikososyal moratoryum döneminde meydana gelen rol deneyimlemesi kvramıyla benzer olduğunu kabul etmiştir. (Levinson, 1978, pp.322-323). Belkide bu alanda en iyi bilinen gelişim teorisi Kenneth Keniston un gençlik teorisidir. Erikson ve Levinson gibi, Keniston (1971) gençliği ergenlik ve genç yetişkinlik arasında devam eden rol deneyimlemesi dönemi olarak kavramlaştırmıştır. Ancak, Keniston bunları, Amerikan ve Batı Avrupa toplumlarının ABD nin Vietnam Savaşına dahil olmasını protesto eden büyük orandaki gençlik hareketleriyle sarsıldığı bir zamanda yazmıştır. Gençliği, ‘kendilik ve toplum arasındaki gerilim’ ve ‘sosyalleşirmeye ret’ zamanı olarak tanımlaması, onun bu dönemin devamlı gelişiminden çok o zamandaki tarihsel anı yansıtır. Daha da önemlisi, Keniston un bu dönemi gençlik terimiyle nitelendirmesi sorunludur/problemlidir. Gençlik terimi, İngiliz dili tarihinde genellikle çocukluk dönemi için ve daha sonralarda ise ergenlik dönemi için kullanılmıştır ve bugün de bu şekilde kullanılmaya devam edilmektedir. Keniston un belirsiz ve kafa karıştırıcı olan ‘gençlik’ terimi seçimi, bu terimi kullandıktan sonra ergenlik sonu ve yirmili yaşların neden ayrı bir dönem olarak gelişim bilimadalmarı tarafaından yaygın bir şekilde kabul edilmediğini açıkca gösterir. Bununla birlikte, diğer bölümlerde iafe ettiğim gibi beliren yetişkinlik olarak yaşamın farklı bir dönemi olduğunu göstermek için yeterli/iyi ampirik destek mevcut. Beliren Yetişkinlik Demografik olarak Farklıdır Erikson, Levinson, ve Keniston beliren yetişkinliğin teorik altyapısına katkıda bulunmlarına rağmen, dönemin doğası/yapısı 20 yıl öncesinden beri büyük ölçüde değişti. Bu makalenin başında ifade edildiği gibi, son yılardaki evlilik ve ebeveynlik zamanlamasındaki demografik/nüfussal değişiklikler beliren yetişkinlik dönemini endüstrileşmiş toplumlarda gençler için tipik bir dönem haline getirmiştir. Bu geçişleri yirmili yaşların sonlarına kadar erteleme, bliren yetşkinlik döneminde bulunanlar (ergenlik sonu- yrimili yaşların başında bulunanlar) için çeşitli yaşam yönelimlerini keşfetmelerine ortam hazırlar. Beliren Yetişkinlik in önemli demografik özelliği bu yıllardaki bireysel iradenin geniş alanını yansıtan büyük çapta demograif çeşitlilik olmasıdır. Beliren yetişkinlik, hiçbir şeyin demografik/nüfussal olarak normatif/kuralcı olmadığı bir yaşam dönemidir. Ergenlik döneminde, 18 yaşına kadar temel demografik alanların çeşitliliği oldukça az bir değişiklik gösterir. 12-17 yaşları arasındaki Amerikan ergenlerinin %95 inin üzerindekiler evlerinde ebeveynleriyle yaşar, &98 üzerindekiler evli değildir, %10 dan azının bir çocuğu vardır, %95 i okula gider. 30 yaşına kadar ise, bir takım yeni demografik düzenlemeler hazırlanmıştır: 30 yaşlarındakilerin yaklaşık %75 i evlenmişlerdir, yaklaşık % 75 i ebeveyn olmuştur, %10 dan azı okula kayıtlıdır. Ancak bu dönemler arasında, 18 yaşından 25 yaşına kadar bir kişinin bu alanlardaki demografik statüsünü sadece yaşa dayalı olarak tahmin etmek çok zordur. Demografik çeşitlilik ve beliren yetişkinliğin tahmin edinememezliği bu dönemin deneysel ve keşifsel yansımasıdır. Talcott Parsons (1942), ergenliği ‘rolsüz rol’ olarak adlandırmıştır, ama bu terim beliren yetişkinliğe çok daha iyi uymaktadır. Beliren yetişkinler, diğer yaş gruplarındakilerden daha geniş bir alanda etkinliğe sahip olmaya meyillidir, çünkü onların rol gereklilikleriyle kısıtlanması daha az muhtemeldir, ve ve bu onların demografik statüsünü tahmin edilemez yapar. Beliren yetişkinliğin keşifsel niteliğini yansıtan bir demografik alan ikamet edilen yer/yaşanılan yer statüsüdür. Çoğu genç Amerikalılar 18 veya 19 yaşına kadar evi terk ederler. Takip eden yıllarda, beliren yetişkinlerin yaşam durumları çeşitlidir. Beliren yetişkinlerin üçte biri liseden sonra üniversiteye giderler, diğer yıllarını bağımsız yaşam ve yetişkinlere devam eden güvenilirliğin birleşimi tarzıda sürdürürler, üniversite yurdunda veya kız/erkek vakıf yurtlarında kalırlar. Onlar için, bu dönem yarı-özerkliktir çünkü bağımszı yaşama sorumluluklarını üstlenirler ancak diğer bazı şeyleri ailelerine, üniversite yetklilerine, ve diğer yetişkinlere bırakırlar. Yaklaşık % 40 ı ailelerinin evini okuldan ziyade bağımsız yaşam ve tam-zamanlı iş için terk ederler. Yaklaşık üçte ikisi romantik bir ilişki yaşayarak sevgilisiyle yaşar. Erkeklerin sadece %10 u kadınlarınsa sadece % 30 u evliliğe kadar aileleriyle yaşarlar. Bu farklılık içinde diyebiliriz ki beliren yetişkinlerin ikamet ile ilgili seçimlerinin gösterdiği özellik oldukça çeşitli ve istikrarsızdır. Bütün diğer yaş grupları içinde nerede aşadığı ile ilgili en çok değişim deneyimleyen yaş grubudur. Bugünkü beliren yetişkinler için, yaşanılan yerle alakalı değişiklikler tekrardan ebeveynlerin evine dönüşü ve sonra tekrar yirmili yaşların ortalarına kadar başka bir yerde ikamet etme gibi değişiklikler söz konusudur. Beliren yetişkinlik dönemindeki bu alandaki sık değişiklikler bu dönemin keşif amaçlı özelliğini yansıtır. Beliren yetişkinler arasında okula devam etme konusunda da değişiklikler, farklılıklar görülür. Şu sıralarda Amerikada liseden sonra yüksek öğretime geçiş oranı en yüksek düzeylerde( %60) Aslında beliren yetişkinler bu yüksek okullarda doğrusal olmayan bir eğilim gösterirler; yani okurken aslında çoğu zaman çalışırlar, ve devamsızlık sorunu yaşarlar. Ayrıca üçte biri 4 yıllık lisans eğitimini tamaladıktan sonra yüksek lisans eğitimine devam eder. Avrupa ülkelerinde de eğitimin süresi uzatılmaktadır (ileriye atılmaktadır master vb programlarla). Sonuç olarak o zaman şunu diyebiliriz ki, beliren yetişkinlik yılları kişinin nerede yaşadığı, ikamet ettiği konusunda bir çeşitlilik ve istikrarsızlık gösterir. Bu da bu dönemin değişim ve keşif amaçlı olan temel özelliğini yansıtır. Bu çeşitlilğin azalması ve istikrarsızlığın ortadan kalkması, sadece yirmli yaşların sonundan genç yetişkinliğe geçişle olur. Beliren Yetişkinlik Öznel olarak Farklıdır/ Ayrıdır Beliren yetişkinler kendilerini ergen olarak görmezler, ancak yetişkin olarak da görmezler. Şekil 2 de görüldüğü gibi, yetişkinliğe ulaşıp ulaşmadıkları sorulduğunda Amerikalı çoğu beliren yetişkinin cevabı ne evet ne hayır olmuştur, daha çok cevapları ‘bazı açılardan evet’ ‘bazı açılardan hayır’ şeklinde olmuştur. Bu durum, çoğu beliren yetişkinlerin egrenlik dönemini geçtiklerini ancak genç yetişkinliğe tamamen girmediklerini ‘öznel düşünce’ eğilimiyle yansıtır. Onların bulundukları dönemle alakalı bir adlandırması yoktur, çünkü bulundukları toplumun da duruma ilişkin belli bir adlandırması yoktur. Bu yüzden de kendilerini ne ergen ne de yetişkin olarak görürler; ikisinin arasında bir yer ama ne tamamen ergen ne de tamamen yetişkin. Şekil 2 nin gösterdiği gibi sadece yirmili yaşların sonunda otuzlu yaşlarda çoğu insan kendisinin yetişkinliğe eriştiğini söyler. Ancak, yaş sadece beliren yetişkinlikten genç yetişkinliğe doğru olan öznel geçişin kaba bir göstergesidir. Şekil 2 de gördüğümüz gibi yirmili yaşların sonunda, otuzlu yaşların başında olanlar bile yetişkinliğe geçişin tamamen gerçekleştiğini söyleyemeyebiliyorlar. Baızları yetişkinliğe geçile alakalı beliren yetişkinlerin kendilerine ait öznel düşüncelerinin içinde ikamet olarak yaşadığı yerin sürekli değişmesinden kaynaklandığını, ya da okulu henüz bitirmediklerinden dolayı olduğunu, ya da oturmuş bir hayat, iş ve evlilik düzeni olmadığından dolayı kaynaklandığını sanabilir. Fakat, belki de şaşırtıcı şekilde araştırma kanıtları gösteriyor ki bu oturmamış yaşam koşulları beliren yetişkinlerin yetişkinliğe geçtim, adım attım kavramıyla çok çok az alakalıdır. Bu demografik geçişler ( eğitimin tamamlanması, tek başına yaşama, kariyer hayatının başlaması, evlilik) yetişkinliğe geçiş kriteri olarak, beliren yetişkinler arasında çok az bir önem taşır. Beliren yetişkinler için yetişkinliğe geçiş gösterglerinden en önemlisi demografik geçişler değil, bireysel ‘karakter nitelikleri’ dir. Daha açıkca ifade etmek gerkirse, yetişkinliğe geçişin en üst iki kriteri ‘ kişinin kendi sorumluluğunu alması’ ve ‘bağımsız karalar verme’ dir. Üçüncü bir ölçüt de, aynı zamanda diğerleri gibi bireyi ilgilendiren ve somut olan, ‘bireyin ekonomik olarak bağımsız olması’dır. Yetişkinliğe geçişi belirlemek için kullanılan bu kriterlerin önemi şudur: beliren yetişkinlikte ‘kendine yeten’ (self-sufficent ) bir kişi olma yolunda olmaktır. Bu dönemde, ‘kenide yeten2 birey olmak için en önemli karakter nitelikleri olan ‘ kendinin sorumluluğunu alma’ ve ‘bağımsız kararlar alma’ gibi nielikler geliştirilir. Ekonomik bağımsızlık da ‘kendine yeterlik’ konusunda önemlidir; aynı zamanda beliren yetişkinlerin yetişkin olma kriteri olarak önem taşır. Ancak bu karakter nitelikleri kazanıldığı ve ekonomik özgürlük elde edildiği zaman beliren yetişkinler yetişinliğe geçişte öznel bir değişim yaşarlar. Çoğu genç için Amerika da bu, yirmili yaşların sonuna doğru gerçekleşir. Beliren yetişkinler için demografik değişiklikler kriter olarak görülmemesine rağmen, ebeveyn olma öznel bir düşünceye dayalı olarak yeterli olabilir. Genel olarak ebeveyn olma çoğu kişi için bi kritter olarak görülmeyebilir, ancak çocuk sahibi olanlar için yetişkinliğe geçiş için ebeveyn olma oldukça önemli bir göstergedir. Beliren yetişkinlikteki keşifler ebeveyn olma ile kesintiye uğrar çünkü bu durum bir çocuğu bakımını üstelenme ve onu koruma sorumluluğunu içerir. Ebeveynlike, ilgi odağı kendi için sorumluluktan diğerleri için sorumlu olmaya geçer. Beliren Yetişkinlik Kimlik Keşfi Açısından da Farklıdır/Ayrıdır Beliren yetişkinlik için temel bir özellik şudur: bu dönem aşk, iş hayatı, dünya görüşü konusunda en çok fırsatlarla karşılaşılan yaşam dönemidir. Elbette ki kimlik oluştrmayla ilgili tipik olarak ilişkilendirilen dönem beliren yetişkinlikten çok ergenlik dönemi olmuştur. Erikson ergenlik dönemini kimlik- rol karmaşası olarak tanımlamıştır. Ancak, daha sonra ifade edildiği gibi Erikson endüstrilemiş toplumların kimlik keşfi için uzamış bir ergenliğe izin verdiğine inanmıştır. Eğer ergenlik 10-18 yaşları arasında ve beliren yetişkinlik de 18-25 yaşları arasındaysa, çoğu kimlik keşfi ergenlikten çok beliren yetişkinlik döneminde gerçekleşir. Beliren yetişkinlik döneminde kimlikle ilgili meseleler üç alan üzerine kuruludur: aşk hayatı, iş hayatı, ve dünyagörüşü. Kimlik oluşumu, çeşitli yaşam olasılıklarını deneyimleme ve yavaş yavaş kalıcı kararlar almaya yönlik olarak gelişir. Bu alanların üçünde de bu süreç ergenlikte başlar, ama temelde beliren yetişkinlikte meydana gelir. Beliren yetişkinlikte aşk hayatına yönelik seçimler daha yakın ve ciddi olur. Ergenlikte karşı cinsle arkadaşlık gruplarda olur, partilerde, diskolarda vb. Beliren yetişkinlikte ise bu arkadaşlık çiftler arasında olur, ve amaç fiziksel ve duygusal yakınlıktır. Yani, ergenlikte aşk geçici bir özellik taşır ve egren ‘burada şu anda kiminle olmak hoşuma giderdi?’ sorusunu sorar. Beliren yetişkinlikte ise ilişkide derin bir yakınlık vardır ve birey ‘ bu kişi olarak ben, nasıl bir insanı eşim olarak sahip olmayı isterdim?’ İş ile alakalı kimlik tanımlamasında ergenlerin yaptıkları işler daha çok yarı zamanlıdır ve bu işler onlar için gelecekteki işleriyle iyi bir bilgi ve deneyim ortamı sağlamaz. ( çoğu restorantlarda, toptan satış mağazalarında çalışrılar). Ergenler işi daha çok mesleksel bir uğraş olarak değil, işi daha çok ihtiyaç duydukları şeyleri, eğlenceleri sağlamak için bir para kazanma yolu olarak görürler. Beliren yetişkinlikte ise iş deneyimleri yetişkin iş rollerine odaklanmaya yöneliktir. Sahip oldukları iş deneyimlerinin gelecekteki yetişkinlik iş hayatının temelini oluşturacağını düşünmeye başlarlar ve şu soruları sorarlar: ‘Ben ne çeşit bir işte iyiyim? Uzun döneli olarak hangi iş seçimi benim için daha tatmin edici özellik taşır? Bana uygun görünen alandaki iş bulma şanslarım nelerdir?’ Beliren yetişkinlikte aşka ve iş hayatına dair kimlik keşfi hedefleri direk yetişkinlik rollarine hazırlık değildir. Tam tersine, berlien yetişikinlerin keşifleri kendilerinin yararı için yaptıkları deneyimlemelerdir, kalıcı, sınırlayıcı sorumlulukları almadan önce gniş bir alanda çeşitli deneyimler yaşamalarıyla alakalıdır. Romantik ve cinsel deneyimler yaşamak isteyen kişiler için bu dönem tam zamanıdır. Çünkü ebeveyn gözetimi azalmıştır ve evlilik için çok az bir zorunluluk vardır. Aynı şekilde, bu dönem kişilerin farklı eğitimlere yönelmeleri, farklı iş deneyimleri yaşayıp istedikleri yönde kara almaları için kalıcı sorumlulukları alındığı yetişkinlik dönemi öncesinde birçok fırsat sunar. Beliren yetişkinlikte dünyagörüşü ile ilgili meydana gelen değişimlere bakarsak, dünyagörüşlerindeki değişiklikler bilişsel gelişimin bir parçasıdır. Beliren yetişkinler çğunlukla üniversiteye çocuklukta ve egrenelikte öğrendikleri hayata bakış açısıyla gireler. Ancak, daha sonrasında üniversitedkei eğitim ona pekçok farklı dünyagörüşü sunar. Üniveriste bitiminde çoğunlukla okula girişteki görüşlerinden daha farklı bir düşünce yapısına erişirler, daha sonra da bu düşünceleri üzerinde küçük değişiklikler yapmaya açıktırlar. Dünyagörüşü edinmedeki keşiflerin ve incelemelerin daha çok üniversitede öğrenci veya mezun olmuş kişilerde etkin olduğuna dair kanıtlar vardır. Ancak, yüksek öğretimde yer almayan beliren yetişkinler de kendilerine özgü değerler sistemi geliştirme aşamasına girerler ve bunun yetişkinliğe geçiş için oldukça önemli olduğunu bilirler. Aynı zamanda, yine bu dönemde beliren yetişkinler inançalarını yeniden gözden geçirirler ve bağımsız bir şekilde inançlarını yeniden yapılandırırlar. Beliren yetişkinlikteki bu kimlik keşifleri bu dönemi pek çk kişi için yoğun ve dolu geçen bir zaman yapmasına rağmen, bu keşifler her zaman eğlenceli olmayabilir. Örneğin, bu dönemde aşk hayatıyla ilgili kişi reddedilme, hayalkırıklıkları yaşayabilir. İş konusunda da giriştiği işte başarılı olamayabilir veya o işten yeterince tatmin alamayabilir. Yine, bireyin inanç sistemini yeniden gözden geçirme sonuçları çocukluk inançalarını reddetmesine neden olabilir. Aynı zamanda, beliren yetişkinler kimlik keşiflerini, gelişimlerini aileden birileri olmadan tamamen kendileri yalnız yaparlar. Ayrıca, berlien yetişkinler dünya ve toplumun geleceği ile ilgili karamsardırlar. Ancak yine de, kendileri için hedeflerini gerçekleştirecekleri noktaında oldukça olumludurlar. Yapılan bir anket sonucunda ABD deki beliren yetişkinlerin %96 sı ‘Eminim ki hayatta varmak istedğim noktaya bir gün ulaşıcam’ demiştir. Beliren Yetişkinlik Üzerine Kaydadeğer Buluşlar Yukarıda ana hatlarıyla belirttiğimiz üç alan- demografik, öznel algılar, ve kimlik keşifleri beliren yetişkinliğin farklı bir dönem olduğuna dair bol miktarda bilgi verir. Bununla birlikte diğer bazı çalışma alanları da gelecekte yapılacak çalışmalara kapı açabilir. Bu alanlardan biri de, risk davranışıdır. Ergenlikte risk davranışı üzerine tonlarca yazı yazılmış olmasına rağmen, beliren yetişkinlik dönemine ilişkin yazılar oldukça azdır. Birkaç tipik risk davranışlarının yaygınlığı ergenlikte değil de beliren yetişkinlik döneminde ortaya çıkar. Bu risk davranışları, korumasız cinsel ilişki, yüksek hızda araç kullanma vb davranışlardır. Peki beliren yetişkinleri bu kadar riskli davranışlara iten nedir? Bunun, bir yere kadar, onların kimlik gelişimi, keşfi ile bağlantısı olduğunu söyleyebiliriz. Bu davranışlara onları motive eden diğer bir şey de daha yeni ve yoğun bazı deneyimler elde etmek için duyulan heyecan arama isteği olabilir. Ergenlik dönemindeki ebeveynlerin gözetimi altında bulunma durumu yerini daha bağımsız bir ortama bırakmıştır. Ve beliren yetişkinler yetişkinler gibi ağır sorumlulukları olmadığı için bu tür davranışları sadece kendi sorumlulukları olarak üstlenerek yapabilirler. Bunun yanında, beliren yetişkinlik döneminde bireylerin aile ilişkilerinin nasıl olduğunu incelersek yirmili yşların başında aileye iziksel olarak yakın bulunmanın ters orantılı olduğunu görürüz. Aileleriyle sıksısk etkileşim kuran, özellikle onlarla beraber yaşayan beliren yetişkinler ailelerine en az yakın olanlardır aslında. Avrupadaki çalışmalara bakıldığında, evde kalan beliren yetişkinlerin evden ayrılmış olanlardan daha mutlu olmaya eğilimli olduğunu görürüz. Özellikle bu kişiler ailelerine destek ve huzur kaynağı olarak güvenirler, ancak aynı zamanda aileleriyle yaşadıkları yerde oldukça büyük bir özerklikleri de vardır. Bu açıdan, Amerikadaki ve Avrupadaki beliren yetişkinler için özerklik ve yakınlık kavramları bireylerin ebeveynleriyle kurdukları ilişkinin zıt yönleri olması özelliği değil birbirini tamamlayıcı bir özellik gösterir Beliren Yetişkinlik Niçin Ergenlik Değildir? Bilindiği üzere Hall, ergenliği 14-24 yaş arası olarak belirlemiştir. Tam tersine günümzde ise ergenlik 10 yaşlarından başlayarak 18/19 yaşa kadar uzanır. Peki ne oldu da günümüzde ergenlik yaşı Hall un belirttiği yaş aralığından daha erken doğru gitti? İki olası açıklama karşımıza çıkar. Bunlardan biri şu: 20. yüzyılın başında batı toplumlarında kızlar regl dönemlerine yaklaşık 15 yaşlarında giriyorlardı. Ancak, bu döneme giriş yaşı 1900 lerden 1970lere doğru azalmaya başladı ve şu anda ABD de kızların adet gördüğü yaş dönemi 12.5 olmuştur. Ergenliğin bitiş dönemiyle ilgili tesiptler üzerinde durursak, egrenlik yaşının bitimiyle alakalı değişiklik biyolojik bir değişiklikten değil, sosyal değişiklikten kaynaklanır. Bu değişiklik de şudur: ABD de liseye gitmenin artık kaçınılmaz bir zorunlu deneyim haline gelmesindeki artıştır. 1900 lerde liseye giden oranı sadece %10 iken, şu an %95 lere yükselmiştir. Bu da bize Hall un kendine döneminde ergenlik bitiş yaşını niçin 18 olarak seçemez olduğunu gösterir. Çünkü onun dönemindeki ergenler bu 18 yaşında önemli bir geçiş dönemi geçirmiyorlardı. Eğitim daha önce sona ermişti, işe başlanılmıştı, ve daha sonra da evden ayrılınmıştı. Evlilik ve ebeveynlik çoğu kişi için yirmili yaşların başlarına ve ortalarına kadar ortaya çıkmamıştı; bu da Hall un neden 24 yaşı eregnliğin sonu olarak gördüğünü gösterir. Bizim zamanımızda, ergenlik yaşının 10-18 yaşları arasında olduğunu söylemek daha mantıklıdır. Bu yaş grubundaki gençler, aileleriyle yaşarlar, egrenliğin fiziklse değişikliklerini deneyimlerler, okula devam ederler. Ancaki bunların hiçbiri 18 yşından sonra zorunlu bir nitelik taşımaz, ki bu da bu onlu yaşların sonunun ve yirmili yaşların başının basit bir şekilde ergenlik olarak adlandırılamayacağını yeterince gösterir. 18 yaşa giriş aynı zamanda gençlerin yasal bazı haklardan faydalanmalarının başladığı yaştır. (oy kullanma, belgeleri kendisi imzalama gibi) Bazı bilimadamlarının onlu yaşların sonu-yirmili yaşların başlarını son ergenlik dönemi olarak görmesine rağmen, çoğu araştırmacılar için ergenlik 10-18 yaşları arasındadır. Ve çok az bir çalışma yirmili yaşları farklı bir gelişim dönem olarak görmüştür. Unutulmuş Yarı Neden Unutulmuş Kalıyor? 1987’de devlet yetkililerinin v araştırmacıların bir araya gldiği farklı bir panel yapılmıştı. Panelin konusu, liseden sonra üniversiteye gitmeyen gençlerin yaşam durumlarını, özellikte de ekonomik giderlerini nasıl karşıladıkları ile ilgiliydi. Bu panel sonunda bir rapor hazırlandı ve bu ‘unutulmuş yarı’nın durumlarını içeren bir analiz yapıldı ve liseden işe başarılı bir geçiş için öneriler sunuldu. Ancak, yaklaşık 10 yıl sonra bu unutulmuş yarı hala unutulmuş kalmaktadır. Çünkü liseen sonra yüksek öğretime geçmeyen kişi sayısı oldukça azaldı. Pekala acaba neden bu komisyonun yapmış olduğu araştırme yetkilileri bu topluluğa ilgi duyup araştırma yapmaya sevketmedi? Bir neden bunu açıklamaya oldukça elverişli. Bir araştırma konusunda yükseköğretimdeki gençlere ulaşmak oldukça basit. Yüksek öğretim öğrencisi olmayan gençlere ulaşmak ise belli bir enstitüde bulunmadıklarından çkok daha zor, kolayca ulaşılabilecek bir şey değil. Bu araştırmaların yapılması için bazı kurumlarla görüşülmeli, gazete reklamları çıkarılmalı vb. Ancak, mükemmel boylamsal çalışmalar bu duruma istisna. Bununla birlikte, onlu ve yirmili yaşların sonundaki gençlere yönelik çalışmaların kıt olması, yokluğu sadece bu yaş grubunda örneklem bulma zorluğundan kaynaklanmaz. Bu yaş grubundaki açıkca görülen gelişimsel kavramın azlığından kaynaklanıyor. Bilimadamları, bu yaşlardaki gelişimle ilgili düşünceler geliştirdiğinden bahsetmemişlerdir veya bu döneminle ilgili bir paradigmaları (örnekler, numuneleri) yoktur. Bu yüzden de, bu yaştaki gençleri araştırma odağı olarak görmüyorlar. Beliren yetişkinlik yeni bir paradigma olarak sunulmaktadır, bu yaşlardaki gelişime yönelik düşünüşün yeni bir yoludur. Beliren Yetişkinlik Neden Genç Yetişkinlik Değildir? Ama zaten bu dönem (onlu yaşlarınsonu-yirmili yaşların başları) için bir paradigma yok mu? Bu genç yetişkinlik dene şey değil midir? Cevap hayır. Genç yetişkinliğin neden bu gelişimsel dönem için yeterli olmadığına yönelik birçok neden mevcut. Birinci neden, genç yetişkinlik ifadesi, bu noktada yetişkinliğe erişilmiş olduğunu bize ima eder. Daha önceden gördüğümüz gibi, bu yaştaki çoğu genç yetişkinliğe geçtiği konusunda hemfikir değildir. Onlar kendilerini yetişkinliğe doğru yavaş yavaş yol aldıkları şeklinde görürler. Bu yüzden, beliren yetişkinlik onların öznel deneyimleri için çok daha iyi bir terimdir. Daha da genel bir ifade ile, emerging kelimesi bu dönemin dinamik, değişken akışını yansıtır. Diğer bir neden de şudur: 18-25 yaşları genç yetişkinlik dönemi ise, peki otuzlu yaşlar konusunda ne diyebiliriz? Genç yetişkinlik ifadesi otuzlu yaşlara hitap eder, ki bu yaş grubundakiler hala gençtirler ancak 18-25 yaşlarından farklı olarak kesinlikle bir şekilde yetişkinlerdir. Onlu, yirmili, otuzlu yaşları bir araya toplayıp genç yetişkinlik diye adlandırmak mantığa pek de sığmaz. 18-25 yaşları arasındaki genöler kendilerinin yetişkin olduklarına inanmıyorlar ve bu yaş grubundakilerin çoğu uzun dönemli bir yetişkin işine yönelik bir eğitim alma sürecindedir. Oysa, otuzlu yaşlardakilerin çoğunluğu daha sabit mesleki hayata yerleşmişlerdir. 18-25 yaş arasındakilerin çoğunluğu evli değildir, ama otuzlu yaşlardakilerin çoğu evlidir. Açıkcası ifade edilmek istenen nokta şu: Beliren yetişkinlik ve genç yetişkinlik ayrı gelişim dönemleri olarak ayrılmalıdır. Beliren yetişkinliğin ergenlik ve genç yetişkinlikten farklı olmasının nedenlerinden diğeri de bu dönemin bir yere kadar heterojen olmasıdır. Dikkat çekildiği gibi beliren yetişkinlikte zorunlu/normatif olan şey çok azdır. Beliren yetişkinlik daha çok, yetişkinliğe doğru ilerleyen geçişsel bir dönemdir ve farklı beliren yetişkinler yetişkinliğe farklı noktalarda ulaşırlar. Ayrıca, beliren yetişkinlik döneminin heterojen olması bu alana yönelik araştıma yapacak kişiler için hem bir uyarı hem de bir fırsattır. Uyarı şu olabilir, bu dönem hakkında yorum yaparken kapsamlı ifadeler kullanma noktasında tedbirli olunmalıdır. Fırsat ise heterojenlik, çalşılan bu dönemi zengin, kompleks, dinamik bir yaşam dönemi yapar. Farklı Kültürler Arası Düzlemde Beliren Yetişkinlik Buraya kadar bu makalenin odağı, batıda özellikle ABD’de beliren yetişkinlik üzerine oldu. Beliren yetişkinlik belirli kültürler ve belirli zamanlarla kısıtlı mıdır? Bu soruya cevap evet gibi görünüyor. Örneğin, Schegel ve Barry nin 186 geleneksel batılı olmayan kültürler üzerine ergenlik hakkında yaptığı kapsamlı çalışma sonucunda ergenliğin hemen hemen evrensel olduğu, ancak ergenlik ve yetişkinlik araındaki dönemin üzerinde çalıştıkları kültürün sadece %20’sinde var olduğu saptanmıştır. Örneklemlerindeki kültürlerde, yetişkinliğe geçiş etkeni tipik olarak evliliğe adım atmak olmuştur. Oldukça küçük yaşlarda (16-18) evlenenler olduğu görülmüştür. O zaman, beliren yetişkinliğin evrensel bir dönem olmadığını ve sadece yetişkinlik rolleri ve soumluluklarını yirmili yaşların ortalarına kadar erteleyen kültürlerde var olduğunu söyleyebiliriz. Bu yüzden, beliren yetişkinliğin endüstrileşmiş ülkelerde bulunması ihtimali yüksektir. Şunu söylemeliyiz ki beliren yetişkinlik dönemi ülkelerden çok kültürlerin özellikleriyle en iyi şekilde anlaşılır. Çok yüksek düzeyde endüstrileşmiş ülkelerde, azınlıkya kalan kültürlerin üyeleri beliren yetişkinliğe fırsat tanımayan veya bu dönemi kısaltan bazı kültürel uygulamaları olabilir. Örneğin, ABD’deki Mormon mezhebi kilisesinde gençlerin küçük yaşta evlenmeleri ve çocuk sahibi olmaları gerektiğine inanılır. Eğitimsel ve mesleki bazı fırsatların sınırlanması da bireylerin bu dönemi yaşayıp yaşamamalarını etkiler. Örneğin, 16 yaşında evlilik dışı bir çocuk sahbi olan ve düşük kazançlı işlerde çalışan bir bayanın hayatın farklı yönlerine yönelme olasılığı azdır. Aynı şekilde, okula gitmeyen bir erkek de bu dönemlerinde bir iş arıyor olabilir. Endüstrileşmik ülkelerde azınlık olan kültürler çoğunluk olan kültrlerden bağımsız yaşam deneyimi kazanma, çeşitli alanlarda deneyimler kazanma gibi fırsatlara daha az sahiptirler. Ancak, bunda sosyal statü de etkili olabilir: orta sınıftakiler daha düşük sınıftakilere göre beliren yetişkinlik için daha çok keşif fırsatları elde edebilirler. Çünkü, alt sınıftakiler genellikle işte çalışma, yeni işler bulma gibi iş alanına odaklanırken orta sınıfkiler beliren yetişkinlikte önemli olan eğitim vb. Alanlara daha çok odaklanırlar. Ekonomik olarak gelişmekte olan ülkelerde ise, kentsel ve kırsal kesimlerde farklı kültür ayrılıklarının yer alması eğilimi vardır. Çin’in ve Hindistan’ın kentsel yerlerinde yaşayanların beliren yetişkinlik döneminden geçme ihtimali çok daha yüksektir. Çünkü bu bireyler, daha geç evlenip daha çok mesleki eğitim almakta ve kırsal kesimlerdekilernden farklı alanlarda gelişme, eğlence, farklı meslek deneyimleri yaşama gibi fırsatları daha çok bulmaktadırlar. Yani, gelişmekte olan ülkelerde beliren yetişkinlik kırsal kesimde olan bireylerden çok kentlerde yaşayan kesim üzerinde etkilidir. Ancak, şuna dikkat edilmelidir ki ileriki yıllarda dünya ekonomisinin artan küreselleşmesiyle beliren yetişkinlik dünyanın genelinde çok daha yaygınlaşacaktır. Gelişmekte olan ülkeler küresel ekonomiye entegre oldukça, bu ülkelerde yüksek maaşlı işler artacaktır, ve bu işler gençlerin eğitim görmelerini gerekli kılacaktır. Ayrıca, teknolojinin gelişmesi tarım gibi daha çok insan gücüne dayalı iş alanlarında makineleşme olmasına neden olacak ve gençlerin eiğitim görme fırsatlarından kolaylıkla yararlanmaları için yeterli zaman olacaktır. Bunun yanında, ekonomik gelişme insanların yaşam süresini arttıracağından, bireylerin bu yıllarını beliren yetişkinliğe adamaları çok daha mantıklı ve çekici gelecektir özellikle 40-50 den çok 70-80 yaşlarına kadar yaşadıklarını düşününce. Sonuç Beliren yetişkinlik, endüstrileşmiş toplumlarda gençler için farklı bir yaşam dönemidir. Bu dönem, değişim ve keşifle nitelenen, hayatla ilgili çeşitli fırsatlar sunan, gençlere aşk hayatı, iş hayatı ve dünyagörüşlerinde daha kalıcı seçimlere sahip olmaları için deneyimler ve fırsatlar sunar. Elbette bu yaştakilerden bazıları bu önemi sadece çıraklık dönemi olarak geçirirler veya bu dönemi çeşitli durulardan dolayı kısıtlanmış bir şekilde geçirebilirler. Ancak yine de, bliren yetişinliği değişim ve keşiflerin oldukça fazla olduğu, heterojen bir özellik gösteren bir gelişme dönemi olarak nitelendirebiliriz. Beliren yetişkinlik, endüsrtileşmiş toplumlarda yaşamın farklı bir dönemi olarak bilimsel ilgiye layık bir alandır. Bu dönem, pek çok alanda fırsatlar çağıdır, pek çok arklı potansiyeldeki gelecek seçimlerinin mümkün olduğu, kişisel bağımsızlık ve keşiflerin diğer yaş gruplarına göre en fazla hissedilen düzeyde olduğu bir dönemdir. Aynı zamanda, dünyadaki pek çok ülkenin ekonomik olarak gelişmesi gençlerin beliren yetişkinliğin özelliklerinden olan keşif ve ve özgürlüğün daha çok yaşanması sonucu gelecek yüzyılda önemi artacak bir dönem haline gelecektir. Çev: Emel TATAR Hafize ŞAHİN
|
|||
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
(View-All)
Daha önceden bu konuyu okuyan üyelerimiz : 25
|
|
| ayyşe, berniçka, duyhan, egelisemra, Emre ALICI, Emre BAKIR, Ercan TEKİN, Fatma YILMAZ, Füsun SERİM, hilalpdr, h_s, magic07, NeVZaT, NEŞE, Osman ZORBAZ, ozlemkose, remzi, SAÇMA, Selen DEMİRTAŞ, tuğbakurt, ugulderer, valetta_179, yapıncak, yeliz, Şeyma ARSLAN |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Yetişkinlik Psikolojisi Test Soruları | Emre BAKIR | Yetişkinlik Psikolojisi | 6 | 01-13-2009 08:05 PM |
| Bekir ONUR - Gelişim Psikolojisi - (Yetişkinlik - Yaşlılık - Ölüm) | Ercan TEKİN | Oku | 4 | 08-18-2008 02:39 PM |
| Yetişkinlik Psikolojisi | Metin BULUT | Yetişkinlik Psikolojisi | 0 | 03-31-2008 07:22 PM |
| Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |